
Avrupa İslam’ı (Euro Islam), İthal Gelin ve Damatlar, Bu Konularda Bahattin Abinin Tavsiyeleri
İthal gelin ve damat konusuna gelmeden önce Avrupa İslam’ı (Euro Islam) konusuna özet bir giriş yapmak istiyorum. Avrupa’yı Almanya örneğiyle anlatmak istiyorum. Çünkü Almanya, Türkiye`den en çok Müslüman Türk isçisinin geldiği ülkedir. Fransa`ya daha çok Kuzey Afrikalı, İngiltere’ye daha çok Asyalı Müslümanların göçü olmuştur ve halende trend bu yöndedir.
1990’li yılların başına kadar Türkiye’den gelen isçilere “Gastarbeiter” (Misafir İşçi) gözüyle bakılıyordu ve onların kendi ülkelerine bir müddet sonra geriye dönecekleri varsayılıyordu. Almanya’nın politikalarda bu yönde oluyordu. En son 1983 - 1984 yıllarında Türkiye`ye geriye dönüş göçünü desteklemek ve Türk sayısını Almanya’da azaltmak için Almanya, Türkiye’ye geriye dönen her işçiye 10.500 DM ve çocuk başı 1.500 DM teşvik verdi. O yıllarda Türkiye’ye bu teşvikleri kullanarak tam 211.000 kişi döndü. (Benim Kayınpederim de bunlardan birisiydi.) Almanya bu geriye dönüş teşviklerine rağmen Türkiye`den gelen göçü durduramadı. Her yıl sadece evlilik yoluyla Türkiye`den Almanya’ya gelenlerin sayısı 18 ile 19 bin civarındadır

1991 yılında yabancılar kanunu ile artık misafir işçi kavramı kaldırılmış yerine Migration (göçmen) terimi getirilmişti. Çünkü Almanya için sorunun şekli değişmişti. Üçüncü nesil burada doğuyor ve tamamen Alman kültürü ve eğitimi altında büyüyordu. Onları Türkiye’ye geriye göndermek mümkün değildi. Onlara çifte vatandaş olma hakki tanıdılar. Bu çocukları Integration adi altında asimile edip devşirebilmek için birtakım politikalar ürettiler. (Almanya eski içişleri bakanı Otto Schily: “Beste Integration ist Assimilation.” en iyi entegrasyon, asimilasyondur demişti.)

1991 yılında çıkarılan yabancılar kanunu ile çocukların Almanya’da yasayan anne ve babalarının yanına aile birleşimi kanununa göre gelebilmeleri 18 yaşından 16 yaşına indirilmişti. (O zamanlar bu yaşı 12 yaşına indirebilmek için yoğun tartışmalar yaşanmıştı.) Almanya Integration politikaları adi altında ilkokul ve ortaokullardaki Türk öğrencileri için mecburi olan Türkçe dersini önce seçmeli ders haline getirmiş ve sonrada bu derslere rağbet olmasın veya azalsın diye ders saatlerini öğrenciler için uygun olmayan saatlerde sunmuş ve sunuyor.
Türkiye’den Almanya’ya aile birleşimi için gelecek evli eşlere belirli bir derecede Almanca bilme zorunluluğu getirdi. Burada doğup Alman vatandaşı olan Müslüman çocukları Batılı değerlere sadik insanlar olabilmeleri için Euro Islam adi altında asimile edilmeye çalışılıyor. Euro Islam diye, Kuran-i Kerim ve Peygamber efendimizin sünnetini temel almayan, veya Kur’an ayetlerini işlerine geldikleri gibi yorumlayan, Leitkultur (Hakim kültür, Almanya’da Hristiyanlık) ile kombine edilen, içinde cihat ve siyaset olmayan bir İslam anlayışı kastediliyor. Aslında Batılı değerlerden (Westliche Werte) kasıtları, tamamen kendi yasam tarzlarıdır. Entegrasyondan kasıtları da, burada yaşayan Müslümanların, kendileri gibi yaşamaları, kendi dinleri olan Hristiyanlığa nasıl bakıyorlarsa biz Müslümanların da kendi dinimiz olan İslam’a o şekilde bakmamızı istemeleridir. Onlar kendi dinlerini istedikleri gibi zamana uydurma adı altında değiştirebiliyorlar, bizim de bu şekilde İslamı değiştirmemizi istiyorlar.
80’li yıllarda okuduğum bir GEO dergisinde kendileri İncil’i bu zamana kadar en az elli bin kere değiştirdiklerini yazıyordu. Kur’an-ı Kerim’i geldiği günden beri hiç değiştirilmediği için modern çağa uygun olmayan bir kitap olarak tenkit ediyorlar hala. Kendi yaşam tarzları değiştikçe din anlayışlarda değişiyor. 1983 yılında Münih’te Almanca dil kursuna giderken bir Ukraynalı öğrenci bana, sen inanmış bir Müslüman mısın sorusuna gülmüş ve bu nasıl bir soru inanmayan bir Müslüman olur mu? Ben Müslümanım diyorsam inanmışım ki öyle diyorum; yoksa sizde inanmamış Hristiyan da var mı dediğimde, “Evet biz de inanmış ve inanmamış Hristiyan vardır.” deyince çok şaşırmıştım.

Euro Islam, içinde cihat, siyaset olmayan, içinde bulunulan ülkenin yaşam tarzına sadik ve itiraz etmeyen, cinsel eşitlik adı altında kadın erkek karışık ibadet edilebilen, kadınların erkeklere de imam olup namaz kıldırabildiği bir İslam. Euro Islam denilen bu anlayışın içeresinde ki çarpık ve eksik ve İslam’a ters meseleleri daha da uzatmak mümkün.
Diyeceksiniz ki bütün bunları Bahattin Yıldız internet sitesinde niçin yazıyorsun. Bunların yeri burası değil diyebilirsiniz. Bahattin abi, uzun yıllar gidip geldiği Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde bunları gözlemlemiş ve Avrupa da Müslümanların Müslüman kalabilmeleri için yapılması gerekenleri sıralamıştı:
-Türkiye’deki kaliteli Müslüman gençler ile Avrupa’daki kaliteli Müslüman gençlerin evlenmesini teşvik ederek, burada doğacak nesillerin Müslümanlığın yaşandığı bir aile ortamında yetişmelerini sağlamak.
-Türkiye’den buraya kaliteli ve donanımlı imamlar getirebilmek.
-Cami ve mescitlerde genel İslami bilgilerin yanında, Türkçe ve tarih dersleri vermek.
-Avrupa da doğup büyüyen çocukları Türkiye’deki gençlik kamplarına götürmek.
-Gençleri Paris, Londra, Viyana, Berlin, Roma gibi şehirleri gezdirdikten sonra, Endülüs, Bosna, İstanbul, Kudüs, Mekke ve Medine’ye götürmek ve asil kimliğini gösterdikten sonra hayata salmak.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi her yıl Türkiye’den 18 ile 19 bin kişi evlilik yoluyla Almanya’ya geliyor. (Diğer Avrupa ülkelerini de katarsak bu rakam 40 bin civarında.) Yani Türkiye’de İslami eğitim almış, İslami kültür ile yetişmiş kişilerin Avrupa’ya gelmeleri buradaki Müslümanlara bir katma değer katacaktır diyordu Bahattin abi. Bizler ithal gelin ve damatların burada karşılaştıkları zorluklar, uyumsuzluklar ve adaptasyon sorunlarını ön plana çıkardığımızda Bahattin abi bu düşüncesinde ısrar ediyordu.

Almanya’nın asimilasyon politikalarına baktığımızda, Türk öğrencileri Türkçeden mahrum bırakmaya çalışması, Türkiye’den olan evliliklere zorluk çıkarması, aile birleşiminde yaş sınırlamasını 16 ya çekmesi, kendi yaşam tarzlarını kutsallaştırmaları ve bunun Müslümanlar tarafından kutsanmasını beklemeleri, Bahattin abinin bu tavsiyelerinin haklılığını ortaya çıkarıyor.
Bahattin abi nerede olursa olsun Müslümanların dertlerini kendine dert edinmiş ve birilerinin yaptığı gibi sürekli problemleri konuşup şikâyet etmek yerine problemlere çözüm yolları aramış ve kendince çözüm yolları sunmuştu.
İnşallah, gelecek yazımızda Bahattin abinin tavsiyeleri ile kurulmuş olan Umut Derneğinin tanıtımını yapacağız. Allah`a emanet olunuz.
Ömer GENÇALİOĞLU
21.02.2021 - Nürnberg
Bu yazı bahattinyildiz.com için kaleme alınmıştır. Yayın tarihi: 05.03.2021
Umut Internationale Humanitäre Hilfe Nürnberg e.V. / Kuruluşu
Avrupa İslam’ı (Euro Islam), İthal Gelin ve Damatlar, Bu Konularda Bahattin Abini
Öğrenci olan kardeşlerim içinde faydalı olabileceğini düşündüğüm
Bahattin Yıldız ağabeyle şahsen 1995 yılında tanışmak nasip oldu.
