x

Dünyayı Kuşatan Yüreğin Anısına

Ömer GENÇALİOĞLU

Bismillahirrahmanirrahim,
Bahattin Yıldız ağabeyle şahsen 1995 yılında tanışmak nasip oldu. Avusturya Linz şehrindeki yıllık buluşmalarımızın birinde aynı odaya düşmüştük.

Sabah uyandığında söylediği cümleyi hiç unutmuyorum : ‘Uzun zamandır ilk kez tasasız bir şekilde uyudum’ dedi. Sebebini sorduğumda: ‘Türkiye’de çevremdeki arkadaşları bazen polisler tutup beni soruyorlarmış. Benim evimi, iş yerimi biliyorlar. İsteseler gelirler ama böyle yaparak üzerimizde baskı oluşturmaya çalışıyorlar. Tedirgin oluyorsun. Ama burada öyle bir kaygı yok.’ Onun bu sözleri üzerine Türkiye’de İslam adına kaygısı olanların nasıl bir halde olduklarını daha iyi anladım.

Onunla tanıştığımız yıllarda Almanya’daki Müslümanlar arasındaki İrancılık rüzgarları, Şiacılık rüzgarlarına evrilmişti. Kendilerini Şia mezhebinin tebliğciliğine adamış birçok kişinin takiyye yaparak birçok cemaatin arasına girdiklerini ve birçok kişinin de bu propagandalarla Şia olduklarını gördük. Bahattin abinin sohbetleri birçok kişinin bu propagandalara kapılmasına engel oldu.
Daha sonraki yıllarda Almanya’da hızla yayılan ve hâlâ faaliyetleri devam eden ‘Gülenizm’ hareketi için : ‘Bunlar yakında Gülenizm adı altında bir harekete dönüşürler’ dediğinde kendisine Almanca broşür uzatıp, abi zaten böyle bir harekete dönüşmüşler, dedim. Olayların akışını çok iyi takip edip neyin, nereye varacağını çok iyi kestirebiliyordu. ‘Bizim çocuklardan her şey olabilir ama Gülenci asla olamaz’ demişti. 
Onunla tanışmak Almanya’da bizlere eylem ve fikir bazında çok şeyler kattı. 1960’lı yıllardan beri Avrupa’ya gelen gurbetçilerin çocukları olarak hedefimiz Müslümanca yaşayabilmek ve Müslüman kalabilmekti. Hep derler ya Almanya’da yabancı Türkiye’de Almancı. Her iki tabirde de bir dışlanmışlık ve ırkçılık var. Bahattin abi  Almanya’da ara ara kaldığı 3 yıllık dönem içerisinde bir gün, Ömer gurbetçileri şimdi anlıyorum, demişti. Niye abi diye sorduğumda, Türkiye’ye gittiğinizde izinleriniz kısıtlı, akraba ziyaretlerinden sonra çok az kişiyi ziyaret edebiliyorsunuz. Bu durumda elbette samimiyet ve irtibatın zayıf kalmasına neden oluyor, demişti.

Ama onun sayesinde Türkiye’den çok sayıda kalıcı dostluklar edindik.

Hayatımızda saat ve gün mefhumu olmadan arayabileceğimiz çok az kişiden biriydi. Çaresiz kaldığımız ve çözüm bulamadığımız  bir çok konuyu ona danışarak çözerdik. Müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde olmasına çok önem veriyor ve nerede üç beş arkadaş bir araya geliyorsa onu çok önemsiyordu. Küçük gruplar içerisinde olmuş olsa da yaptığı davranışlarla veya sözlerle birliği bozanlara çok kızıyordu. ‘İki kişiyi bir araya getiremeyenler nice gayretlerle bir araya gelebilmiş toplulukları dağıtmayı çok iyi biliyorlar’ diyordu. Dargınları barıştırmak ve onları bir araya getirmek için büyük gayret gösteriyordu. 
Yürüdüğü yolda para, mevki ve şöhret beklentisi yoktu. İzmir’deki evine ilk kez misafir olduğumda, abi ne güzel araban var (arkası açık, daha sonra ortağı olduğu iş yerine ait olduğunu öğrendiğim bir araba), evin var, işin var dediğimde, ‘evet elhamdülillah dünyalık her şeyimiz var, daha fazla ne isteyeyim ki’ demişti o zaman ki holdingler çağında.

Almanya’da kendisiyle bir çok kez uzun yolculuklar yapma fırsatımız oldu. Bir çok ziyaretlerimiz oldu. Almanya’da yaşayıp ta bizim bilmediğimiz ama onun bildiği birçok insanla tanıştık, arkadaş olduk.
2005 yılında Keşmir depremzedelerine yardım için İHH’nın düzenlediği organizasyonda Bahattin abi ile beraberdik. Birkaç kişi ile birlikte Muzafferarabad’da, hastaneler, camiler, okullar, evleri yıkılmış insanlar, yaralılar için neler yapabiliriz diye araştırma yapıyorduk. Pakistan’ın önemli cemaatlerinin birinin Muzafferabad sorumlusunu da ziyarete gittik. Bahattin abi Türkiye’den geldiğimizi ve emiriyle görüşmek istediğimizi görevliye söyledi. Emir ile görüşmek isteyen belki 50 kişi daha vardı. Durumlarından hepsinin de depremzede olduğu anlaşılıyordu. Bizi emirin odasına aldılar ve bir kenarda sıramazın gelmesini bekliyorduk. Emir bağdaş kurmuş oturuyor ve kendisiyle görüşen kimilerinin yüzlerine bakmıyor kimisi için de ayağa kalkıyor ve hürmet gösteriyordu. Oradaki durumdan ben çok rahatsız oldum ve Bahattin abinin kulağına, abi buradan gidelim galiba ‘KAST Sistemi’ burada da devam ediyor, dedim. Geldik biraz bekleyelim, görüşelim dedi. Emir ile görüştükten sonra bana, evet bende rahatsız oldum. Bunlara bir şey vermeyelim, dedi. Kast sisteminin Müslümanlar içerisinde de olduğu kanısına vardık maalesef.

İşlerimiz bitip dönüş yolunda İslamabad’da konakladığımızda gruptaki birçok arkadaş pazara gidelim derken, Bahattin abi; falancayı ziyaret edelim, filancaya gidelim diye teklifte bulundu ve kendisini de en güzel şekilde tasvir eden ‘benimle gelirseniz insan tanırsınız, falancayla giderseniz Pazar tanırsınız’ demişti. Tanıdığı kişileri yeniden ziyaret etmek onun vefasını gösteriyordu.
Bahattin abiyle yaşadıklarımız ve ondan duyduğumuz bizlere yön veren nasihatlerini İnşallah bir daha ki yazımızla devam ederiz.

Allah’a emanet olun. 

Ömer GENÇALİOĞLU
Nürnberg

Bu yazı bahattinyildiz.com için kaleme alınmıştır. Yayın tarihi: 28.12.2020

Ömer GENÇALİOĞLU

Umut Internationale Humanitäre Hilfe Nürnberg e.V. / Kuruluşu

Ömer GENÇALİOĞLU

Avrupa İslam’ı (Euro Islam), İthal Gelin ve Damatlar, Bu Konularda Bahattin Abini

Ömer GENÇALİOĞLU

Öğrenci olan kardeşlerim içinde faydalı olabileceğini düşündüğüm

Ömer GENÇALİOĞLU

Bahattin Yıldız ağabeyle şahsen 1995 yılında tanışmak nasip oldu.

Ziyaretçi Defteri
Yükleniyor
Yükleniyor...