x

Dünyayı Kuşatan Yüreğin Anısına

Mucahid YILDIZ

mucahid yıldız

Paris'te Afganistan'ı konuştuk

Dünya'nın herhangi bir yerindeki Ümmet-i Muhammed'in meselelerini konuşup, o meselelere hal yolu aramak ve bu yolları tatbik etmek,

batı emperyalizminin haritalarda çizdiği hatlarla sınırlı değildir. Dünya'nın herhangi bir yerindeki Ümmet-i Muhammed'in meselelerini konuşup, o meselelere hal yolu aramak ve bu yolları tatbik etmek, batı emperyalizminin haritalarda çizdiği hatlarla sınırlı değildir.

On yıl önce, yani 2010 yılının Şubat ayı sonuna doğru, daha önce Afganistan Dışişleri Bakanlığı görevini yapmış ve 2009 yılında da başkan adayı olan Dr. Abdullah Abdullah'ın Paris'e geleceği haberini aldık. Seçimlere hile karıştığı için Dr. Abdullah adaylıktan çekilmişti.

Merhum Bahattin abiye durumu bildirdiğimde, kendisine ulaşabileceği bir kişi olduğunu ve onu arayacağını söyledi. Görüşme sonrasında yeri ve zamanı belirledikten sonra, bize uzaklığı yaklaşık arabayla 5-6 saat süren Paris'e doğru gece 4 sularında yola revan olduk.

Bu görüşmeden yaklaşık 3 ay sonra Bahattin abinin Afganistan'da bindiği uçak, Kabil yakınlarına varmadan dağlarda düştü ya da düşürüldü. Uçağın düşürüldüğü yönünde bazı ipuçlarını, Selçuk Türkyılmaz tarafından Gerçek Hayat dergisinde kaleme alınan 3 Ağustos 2016 tarihli makalede okudum. İlk gıyabi cenaze namazının Patani'de kılındığı haberini, Hürriyet gazetesinde gördüğünü  söyleyen bir arkadaştan duyduk.

Paris'e vardığımızda Dr. Abdullah'la Şanzelize meydanına yakın bir otelde öğlene doğru bir röportaj yaptık ve bu görüşmemiz Dünya Bülteni'nde yayımlandı. Fransız Sosyalist Partisi'nin daveti üzerine Fransa'ya geldiğini belirten Dr. Abdullah Abdullah, Afganistan'daki problemlerle ilgili aydınlatıcı bilgiler verdi ve çözümün tek yolunun adaletle muamele ve halkın iradesinin tatbiki olduğunu belirtti.

Bu görüşmemizin üzerinden tam on yıl geçmesine rağmen, izleyebildiğim kadarıyla Afganistan'da huzur ve barışın sağlanması için önemli ilerlemeler maalesef gerçekleştirilmiş değil. Genel olarak gerek Türkiye'de gerekse Avrupa'da Müslüman Türklerin bu ülkeye olan ilgisi ve bağları da zannediyorum önemli ölçüde zayıfladı. Diğer Müslümanlarda durum nasıldır bilenler anlatsın. Hâlbuki Bahattin Yıldız'ın üstlendiği vazife, dava adına yaptığı fedakârlıklar, aldığımız bayrağı daha ileriye götürmek için bize misal olması gerekmez mi?

Bahattin abi, Afganistan'a gittiğinde sadece fiili cihad yapmadı. Aynı zamanda bütün dünyadan buraya gelen Müslümanlarla bağlantılar kurmayı da başarmıştı. Hürriyet gazetesinde küçücük bir haberde Bahattin abinin gıyabında Patani'de, yani dünyanın öbür ucunda gıyabi cenaze namazı kılındığı haberini almak bizi çok şaşırtmamalı. Bu bağlantıların tekrar güncelleştirilmesi ve bunun için haber ajansı niteleğinde bir müessesenin kurulması gerektiğini düşünüyorum.

Tüm dünyanın ortak problemi olarak ortaya çıkan salgın belası, insanlara adeta diğer bütün problemleri unutturdu. Halbuki daha büyük meseleler aynı şiddetiyle devam ediyor kanaatindeyim. Maalesef biz Müslümanların sağlıklı haber kaynakları olmadığı için, yeryüzüne hakim olan güçlerin gündemi gereği salgınla ilgili haberlerden başkasını duymuyoruz.

Şimdi ISAF barış gücü adı altında 40 ülkeden 43 bin 250 asker tarafından işgal edilen Afganistan'da gerçekten neler olup bitiyor haberdar mıyız? Hindistan tarafından yıllardır işgal altında tutulan Keşmir'den, Arakan'dan, Moro'dan, Filistin'den, Kudüs ve Gazze'den haberdar mıyız? Elbette yalnızca adını zikrettiğim bu diyarlardan ibaret değil sırtımızdaki yük. Elbette tüm İslam aleminin, hatta bütün insanlığın derdine ortak olmak, Kur'an ve Sünnet'e uygun çareler üretmek biz Müslümanların görevi.

Birçoklarının umut kaynağı gibi duran demokrasi, Kapitalizmin oyuncağı. Dünyanın hemen her yerinde bu oyuncağını istediği gibi oynuyor. İstediği tarafa çekebiliyor. Kapitalistler, her yerde ve her zaman olmasa bile, kendi menfaatleri icabı hangi tarafın çoğunluğu elde etmesi gerekiyorsa, o tarafa ağırlık vererek bunu gerçekleştirebiliyorlar. Bu canavarların herkese diş geçirdiklerini söyleyemeyiz, ancak dünya genelinde onların gücü elde tuttukları gerçeğini kimse unutmamalı. Dünyayı maalesef aklı selim değil, bunların istediği bir sistem idare ediyor. Bize düşen ise bunlara karşı her alanda mücadele etmek.

Son yıllarda çalışma alanımızın büyük bölümünü yardım faaliyetleri oluşturuyor. Hiçbir zaman bu çalışmaları küçümsemiyor, bilakis her fırsatta destek vermek için elimden geleni yapıyorum. Ancak sürekli tek bir yöne ağırlık vermenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Çok yönlü düşünmemiz gerektiği ve her alanda faaliyetlerimizi sürdürmemiz gerektiğini düşünüyorum. Elbette bu konuda en önce Hz. Peygamber'imiz (s.a.v.) olmak üzere, bizden önce bu dünyadan Dar'ül beka'ya irtihal edenler bize en iyi örnek olanlardır. Bu örnekler ışığında yeni çözümler de üretmek ve bunları tatbik etmek görevimizdir. Vesselam.

Mucahid YILDIZ

16.01.2021, Krefeld

Bu yazı bahattinyildiz.com için kaleme alınmıştır. Yayın tarihi: 05.02.2021

 

DİĞER YAZILAR

 

Mücahid Yıldız

Kosova, Osmanlı'nın Avrupa'ya açılan kapısı

Mucahid Yıldız

Eğitimde Keyfiyet, Kemiyetten Daha Mühim ve Elzemdir

Mucahid YILDIZ

Paris'te Afganistan'ı Konuştuk

Mucahid YILDIZ

Belgrad ormanlarında kahvaltı ve spor talimi

Ziyaretçi Defteri
Yükleniyor
Yükleniyor...